Bataklıkların yeniden sulanması: Çizmelerinizi giyip iklim için harekete geçin
DACHSER, myclimate ve ZukunftMoor ile ortaklaşa Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde bir iklim koruma projesi başlatıyor. Bataklıkların yeniden sulanması ve sfagnum (doğal yosun) yetiştiriciliği, doğal bir karbon yutağını yeniden etkinleştirirken, aynı zamanda sürdürülebilir tarım için yeni bir model oluşturuyor.
Bu taahhüt, tek bir günden çok daha ötesine uzanıyor
"Genç çalışanlarımızın ve yerel ortaklarımızın gösterdiği özveri ve enerji gerçekten dikkat çekici. Farklı nesiller bir araya gelip işbirliği yaptığında, elde edilen ilerlemeleri somut olarak görebiliyoruz. Ancak bu, her şeyden önce, projenin çok ötesine geçen, şirket içindeki sürdürülebilirlik kültürünün bir yansımasıdır," diyor DACHSER CEO’su Burkhard Eling.
Göz ardı edilen bir iklim faktörü
Turbalıklar, gezegendeki en verimli doğal karbon depoları arasında yer alır. Yeryüzü yüzeyinin yalnızca yaklaşık %3’ünü kaplamalarına rağmen, tüm ormanların toplamından iki kat daha fazla karbon depolarlar. Ancak bir turbalık kurutulduğunda bu etki tersine döner: Yüzyıllar boyunca biriken karbon salınır. Üstelik bu, çok büyük ölçekte gerçekleşir. Almanya öznelinde değerlendirirsek, yıllık sera gazı emisyonlarının yaklaşık %7'sini oluşturmaktadır. Heinrich Böll Vakfı tarafından yayınlanan “Mooratlas”a göre, verimi düşük olan kurutulmuş turbalıkların tarımsal kullanımı, Almanya'daki iç hat hava trafiğinden 25 kat daha fazla sera gazı emisyonu üretmektedir.
Turba bataklığı ve tarihi, yerel kültürün ayrılmaz bir parçasıdır. 18. yüzyıldan itibaren kurutulmuş olan bu bataklık, ağırlıklı olarak süt sığırcılığı için otlak olarak kullanılmaktadır.
Langenhausen turba bataklığı da on yıllardır kurutulmuş durumdadır. Düşük verimli tarım için kullanılan bu alan, tükenene kadar giderek bozulmaktadır. Bu süreç, uzun süreler boyunca biriken sürekli salımlara neden olmaktadır. ZukunftMoor'un hesaplamalarına göre, proje alanında şu anda her yıl 2.000 tondan fazla CO₂ eşdeğeri salınmaktadır. Müdahale edilmezse, bu salımlar yüzyıllar boyunca devam edecektir.
Tarım için yeni ufuklar
Bu yaklaşım, çevresel ve ekonomik çıkarları birbiriyle uyumlu hale getiriyor. ZukunftMoor'un kurucu ortağı ve genel müdürü Julia Kasper, “Uzun vadede, turba köpüğü, iklime zarar veren turba kullanımının yerini alabilir. Bu, 2030 yılına kadar Avrupa Birliği'nde turbanın kademeli olarak yasaklanmasına yaklaşırken önemli bir konudur” diye açıklıyor.
Stefan Hohm, projenin büyüklüğüne dikkat çekiyor: “Renatürasyonun ardından önlenen CO2e emisyonları, ağır vasıtaların 14 milyon kilometre yol kat etmesiyle ortaya çıkan emisyonlara denk geliyor.” Bu girişimler bir araya geldiğinde, iklim koruma projelerinin nasıl geniş ölçekte uygulanabileceğini ve mevcut ekonomik yapılara sürdürülebilir bir şekilde entegre edilebileceğini gösteren bir model ortaya koyuyor.